Kategoriler
Dünyadan Genel

Stockholm Sendromu Komedisi

Merhaba sevgili okurlarımız. Bugün size çok ilginç,ilginç olduğu kadarda zihin yakıcı bir konudan bahsedeceğiz.Akıllı işi mi,yoksa delidir ne yapsa yeridir mi desek bilemedik ama biraz  Stockholm Sendromu’ndan bahsedelim istedik  Ülkemizde seçim sonrası habercilere dert yanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ak Parti’ye oy verenleri mutsuz olmasına rağmen ‘’polise direnenler’’ olarak nitelendirmesiyle dikkatleri çeken bu sendromun tarihine gelin birlikte derinlemesine inelim…
Vakti zamanında İsveç’in başkenti Stockholm’de aklıevvelin bir tanesi ne yapsam diye düşünürken banka soymaya niyetlenir.1973 yılında Jan-Erik Olsson, adeta bütün dünyada şok etkisi yaratacak bu soygun girişimi için ünlü banka Kreditbanken’e gider. ’’Haydi parti başlasın’’ diyerek havaya ateş eden özgüveni tavan yapmış soyguncumuz 4 banka görevlisini de rehin aldı. Soyguncunun taleplerinden bazıları kaçmasına yardımcı olacak bir araç, hatırı sayılır meblağda para ve eski hapishane arkadaşıydı. İsviçre polisinin başarısız operasyonları nedeniyle tam bir çileye dönüşen kurtarma operasyonu soyguncu ve rehineler arasında duygusal bağ kurulmasına neden olur.

Allem edip gallem edip soyguncuları ikna eden ve teslim olmalarını sağlayan polisin dramı bu kadarla son bulmayacaktı elbet…Bu defa da soyguncuya karşı duygusal yakınlık hisseden rehineler ‘’O’nu alma,beni al’’ dercesine polisin önüne atlayıp, soyguncuyu hapse atılmaktan kurtarmaya çalıştı.Soyguncuya karşı siper olan rehinelerden Kristin Enmark basına yaptığı açıklamada ‘’içeride iyi vakit geçiriyorduk,benim asıl korktuğum polislerdi’’ demesi ülkede deprem etkisi yaratmıştı. Hatta rehineler dahada ileri giderek mahkemede soyguncu hakkında ifade vermeyi reddetti ve kefen paralarını da aralarında toplayıp sanığın savunması için harcadılar. Tüm dünyada yankısı yıllarca süren bu olay üzerine film bile çekilmiş, psikolojik makaleler yazılmış ve uzun süren araştırmalar yapılmıştır.

Peki Aslında Psikolojide Stockholm Sendromu Nedir?
Psikolojide ‘’Travmatik Bağlanma Süreci’’ olarak nitelendirilen bu rahatsızlık etki ve baskı altında kalan insanların, geçmişte yaşadıkları şiddet ve korkuyu göz önünde bulundurarak hak verme ve yardım etme yolunu tercih etmeleriyle açığa çıkmakta. Yani başlangıçta korktuğunuz yada nefret ettiğiniz biriyle zamanla kendini özdeşleştirme ve o kişiye hak verme evresine geçiş yapmaktasınız. Bir soygunla dünyaca tanınan Erik erdi muradına, biz çıkalım kerevetine

“Stockholm Sendromu Komedisi” için 11 yanıt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir